29 Nisan 2014

Geçmişe Özlem

Geçmişe Özlem

Hep içimizde bir geçmiş özlemi….

Sanki eskiden daha mutluyduk, arkadaşlıklarımız daha içten, sevgilerimiz daha katıksızdı gibi geliyor. Durumumuzdan hoşnut olmadığımız için sürekli bir kabahatli arıyoruz.

Kabahati süsleyip gelin etmişler, alan olmamış.

Bizimki de o misal. Sürekli zamanın değiştiği, teknolojinin ilerlediği, insanların dürüstlüklerini kaybettiği bu yüzden eskisi kadar sağlam ilişkiler yakalanamadığı şikayetlerinde bulunuyoruz.

Diyelim ki zaman değişti.

Bu sadece yılların rakamsal olarak artmasından başka bir şey olmamalıydı.

Değişen rakamlar bizlerin kişiliklerinin de değişmesini gerektirmez ki. Yıllar ilerledikçe, kişiliklerimiz geriledi.

Artık eskisi kadar merhametli değiliz, kendimizden başkasının istekleri bizim için önem teşkil etmiyor. İnsanların üzerine basa basa, bildiğimiz yolda ilerlemekte hiç bir sakınca görmüyoruz.

Çevremizdeki muhtaç insanları artık önemsemiyoruz.

Komşusu açken, tok yatmanın günah olduğu inancına sahip olarak yetiştirildiğimiz halde, bize fazla geleni çöpe atmayı tercih edip, elimizi ihtiyaç sahiplerine uzatmıyoruz.

Zora düşene yardım etmek yerine, akıl vermeyi tercih ediyoruz.

Peynir gemilerini hep lafla yürütmeye çalışıyor, gerekli olanı yapmaktan kaçınıyoruz.

Teknolojinin ilerlemesinin bizim insan ilişkilerimizi zayıflatması ise bir hayli komik.

Aynı apartmanda oturduğumuz, aynı kapıdan girip çıktığımız komşumuzu tanımazken, dünyanın bir ucundaki kişilerle internet üzerinden sohbet ediyoruz. Bir komşumuzla yüz yüze oturup, biraz laflayıp çay içmek yerine faceebokta arkadaşımızın arkadaşının nerelerde, ne yaptığını takip ediyoruz.

Ailemizle aynı ev içinde ama her birimiz ayrı odalarda kimimiz telefon, kimimiz internet başında birbirimizden bihaber yaşayıp gidiyoruz.

Dürüstlük herkesin sahip olması gereken bir özellik olduğu halde, bir meziyetmiş gibi kabul ediyoruz. Dürüstlüğün kaybolmasında bizim diğer insanları umursamazlığımızın da payı varmış gibi geliyor bana.

Karşımızda zor durumda bir insan varken, yardımlaşmayı unuttuğumuz için o kişi durumunu abartmak zorunda kalıyor.

Biz de en ufak yalanını anladığımız an ”dürüst değilsin işte” deyip sırtımızı dönüveriyoruz.

Eskiden maddi olarak sıkıştığımız zaman eşimizden, dostumuzdan borç isteyebilirdik. Bu zamanda birine söylesen sana yardım edebilecek durumda olsa bile, genellikle git bankadan kredi çek yanıtını alabiliyorsun. Kredi de çekemezsen kredi kartına yüklen deniyor. Sonra da sadece biz el uzatmadığımız, bankalara borçlansınlar diye iteklediğimiz için perişan olan bir sürü banka mağduru. Nasıl içimize siniyor anlayamıyorum.

Yani; eskisi gibi değilsek suç bizde.

Zaman olarak geçmişi değil, kendi içimizdeki, eski bizi özlememiz gerekiyor aslında.

Kaybettiğimiz samimiyetimizi, vicdanımızı, eski insanlığımızı bulmamız gerekiyor…

Bayanlara yönelik bir önceki Açlık Hissini Nasıl Bastırırız? başlıklı yazıda "açlığı bastırma taktikleri, açlık bastırmak ve açlık hissi" hakkında bilgiler verilmektedir.

Arananlarizmirde evde nikah şekeri yaptıran yerler,bunalımı atlatmanın yolları,boğa kadını,baklava hamuru,neden gecmisi ozleriz,geçmişi neden özleriz,ev hanımlarına iş veren yerler,ev hanımların kurabileceği iş,eskiyi neden özleriz,derya baykal tığ işi bolero

Etiketler: / /

ZİYARETÇİ YORUMLARI

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu aşağıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.

YORUM YAZ